Anasayfa / Galeri / Foto Galeri / MECLİS ÜYELERİMİZ PARTİ GURUP BAŞKANLARI İLE KUDÜS İÇİN ORTAK BASIN AÇIKLAMAMIZ

MECLİS ÜYELERİMİZ PARTİ GURUP BAŞKANLARI İLE KUDÜS İÇİN ORTAK BASIN AÇIKLAMAMIZ

BİZ MÜSLÜMANLAR İÇİN MÜBAREK BELDELERİMİZİ KORUMAK;

İMKAN DEĞİL, İMAN MESELESİDİR

Artvin Belediyesi Belediye Meclis Üyesi Parti Gurup Başkanları  Kudüs İçin Ortak Basın Açıklaması yaptı.

Parti gurup Başkanları basın açıklamasında; ABD’nin Ortadoğu’da yaşanan siyasi istikrarsızlığa, yeni çatışmalara, insani dramlara sebep olacak olan; Kudüs’ü İsrail’in Başkenti olarak tanıması ve İsrail’deki Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıyacağı yönündeki açıklama ve girişimlerini Türkiye Cumhuriyetinin birer vatandaşı olarak tartışmasız kınadıklarını belirttiler.

Artvin Belediye Başkanı Mehmet Kocatepe’nin makamında yapılan basın açıklamasına AK Parti Belediye Meclisi Gurup Başkanı Ahmet Çelik, CHP Belediye Meclisi Gurup Başkanı Nermin Albayrak, MHP Belediye Meclisi Gurup Başkanı Tahsin Arslan ortak basın bildirisini okuyarak imzaladılar.

Başkan Kocatepe’nin gurup adına okuduğu basın bildirisi şu şekilde; 

“46 yıldır süren bu işgale “hayır” demenin şimdi tam zamanıdır. Artık bütün bir İslam dünyasının sesini yükseltmesinin ve tüm cihana bu işgale son verilmesi ve Kudüs’ün özgürlüğüne kavuşturulması mesajını vermesinin tam zamanıdır. 

Tevhit inancının önderleri olan peygamberlerin Allah’ın dinini en yoğun olarak insanlara tebliğ ettikleri kutsal bir mekân olan Kudüs, tarih boyunca birçok devlet ve milletin ilgi odağı hâline gelmiştir. İslam’ın Mekke’de ilk tebliğ edildiği günlerde bu dinimizin en önemli ibadetlerinden biri olan namazın Mescid-i Aksa’ya yönelerek kılınması İslam’ın ilk kıblesinin bulunduğu Kudüs şehrinin önemini açıkça gösterir.

Cenab-ı Allah bu kutsal toprakların daima salih kimselerin yönetiminde kalmasını irade buyurmuş, fasık ve zorbaların hâkimiyetine geçen bu toprakların tekrar peygamberlerin veya peygamber mirasçılarının eline geçmesini istemiştir. Bunun için de sık sık bu bölgeye peygamberler gönderip onları uyarmıştır. Yahudiler bu topraklara Hz. Musa zamanında sahip çıkmayıp, “Git, sen ve Rabbin savaşın…” demişler ve bu kutsal mekânları korumaya yanaşmamışlardır. Bu tutumlarının sonucunda da kutsal topraklar ellerinden alınmıştır. Hatta onlar bu yerleri koruma fırsatı ellerine birkaç kez geçmesine rağmen aynı isyan ve korkaklığı gösterdikleri için artık bu mescit ve çevresi hakkında hiçbir sahiplik iddiasında bulunamayacaklardır. Bu durumu Cenab-ı Allah onlara çeşitli vesilelerle defalarca bildirmiştir. Buna rağmen çağımızda dünyayı fesada boğarak Filistin’i işgal edip bunca insanın kanına girmeleri, boşuna günah çıkartma gayret ve ikiyüzlülüklerinden başka bir şey değildir.

Kudüs ve Filistin davası sadece Filistinlilerin veya Arapların değil bütün Müslümanların davasıdır. Bugün Filistin topraklarında o toprakların bağımsızlığı, Kudüs’ün ve Mescidi Aksa’nın kurtarılması için mücadele eden bir tek kişi olmasa bile Müslümanların yine de bu davaya sahip çıkmaları gerekir. Nitekim Salahuddini Eyyubi, Kudüs’ü ve Mescidi Aksa’yı bu inanç ve şuurla haçlılardan kurtarmıştı. Onun haçlı işgalini içine sindirememesi ve o kutsal mekanlar için uykularının kaçması bir Filistinli ya da Arap olmasından değil Müslüman olmasından kaynaklanıyordu. Onun zamanında haçlıların işgali altındaki yerlerde herhangi bir fiili mücadele olmamasına rağmen Salahuddini Eyyubi yine de harekete geçmiş ve işgale son vermişti. Bugün Allah’a şükür o topraklarda bir bağımsızlık mücadelesi var. Ama ne yazık ki, başka yerlerde yaşayan Müslümanlar onların mücadelelerini sahiplenmekten bile çekiniyorlar. Hala birçokları Filistin ve Kudüs meselesine bir Arap meselesi olarak bakıyor. Artık bu düşüncenin değişmesi ve “ben Müslümanım” diyen herkesin o kutsal mekanların bağımsızlığı için sürdürülen mücadeleye destek vermesi gerekir.

Kutsal Kudüs şehri tarihte olduğu gibi günümüzde de Müslümanların bir aynası niteliği taşımaktadır. Dolayısıyla bu mukaddes şehrin ve o şehrin bağrında barındırdığı kutsal mirasın siyonistlerin işgali altında olmasından bütün Müslümanların rahatsız olması gerekir. İman hassasiyeti taşıyan her Müslüman, Yüce Allah’ın mübarek kıldığını bildirdiği mekanların yeniden İslami kimliğine kavuşmasında kendinin de mutlaka bir sorumluluğunun olduğunu bilmelidir.

Tüm Dünyayı İslam İşbirliği Teşkilatının çağrısına kulak vermeye ve Kudüs’ü Filistin Devleti’nin Başkenti olarak tanımaya davet ediyor,

ABD’nin  Ortadoğu’da   yaşanan siyasi istikdarsızlığa, yeni çatışmalara, insani dramlara sebep olacak olan; Kudüs’ü İsrail’in Başkenti olarak tanıması ve İsrail’deki Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıyacağı yönündeki açıklama ve girişimlerini Biz Türkiye Cumhuriyetinin birer vatandaşı olarak kesin ve tartışmasız olarak kınıyoruz.”

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

15 TEMMUZ DEMOKRASİ VE MİLLİ BİRLİK GÜNÜ ETKİNLİKLERİ AKŞAM PROGRAMLARIYLA DEVAM ETTİ

PGlmcmFtZSB3aWR0aD0iNzIwIiBoZWlnaHQ9IjQwNSIgc3JjPSJodHRwczovL3d3dy55b3V0dWJlLmNvbS9lbWJlZC9yQy02d0VMR1NTWT9yZWw9MCZhbXA7c2hvd2luZm89MCZhbXA7YXV0b3BsYXk9MSIgZnJhbWVib3JkZXI9IjAiIGFsbG93PSJhdXRvcGxheTsgZW5jcnlwdGVkLW1lZGlhIiBhbGxvd2Z1bGxzY3JlZW4+PC9pZnJhbWU+