Anasayfa / Galeri / Foto Galeri / AÇÜ 10’UNCU MEZUNLARINI VERDİ

AÇÜ 10’UNCU MEZUNLARINI VERDİ

Artvin Çoruh Üniversitesi (AÇÜ)  2015-2016 eğitim öğretim yılı 10. Mezuniyet töreni Nihat Gökyiğit Kongre ve Kültür Merkezi’nde yapıldı.

Nihat Gökyiğit Kültür ve Kongre Merkezinde düzenlenen 10’uncu mezuniyet törenine Artvin Vali Yardımcısı Ali Doğan, AÇÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Duman, Artvin Belediye Başkanı Mehmet Kocatepe, Artvin Cumhuriyet Başsavcısı Aydın Turhan, Artvin İl Emniyet Müdürü Ahmet Şengün, Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörü prof. Dr. Süleyman Baykal, Rize Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Karaman, Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr, İhsan Günaydın, Artvin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Kurtul Özel, AÇÜ akademik personeli, kurum müdürleri, öğrenciler ve öğrenci velileri katıldı.

Tören, AÇÜ Halk Oyunları topluluğunun gösterisinin ardından üniversitenin kuruluşundan bugüne gelişim sürecini anlatan kısa bir tanıtım filmiyle başladı.

Artvin Belediye Başkanı Mehmet Kocatepe Artvin’den mezun olup buradan gidecek öğrencilerden Artvin’i en iyi şekilde tanıtmalarını istedi.

Öğrencilere gelecek yaşantılarında başarılar dileyen Kocatepe önümüzde ki süreçte yöneticiler olarak üniversitenin sorunlarını çözmek için daha çok çaba sarf edeceklerini kaydederek 8 yıllık görev süresi içinde Artvin Çoruh Üniversitesi verdiği hizmetlerden dolayı Rektör Duman’a da teşekkür etti.

Artvin Çoruh Üniversitesi 2015-2016 eğitim öğretim yılı 10. Mezuniyet töreninde Artvin Çoruh Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Duman mezuniyet konuşmasını gerçekleştirdi.

Duman konuşmasında; “Üniversitemizin 2015-2016 Akademik Yılı Mezuniyet törenine hoş geldiniz. Bu mutlu ve onurlu günümüzde bizlerle beraber olduğunuz için sizlere teşekkür ediyor ve saygılarımı sunuyorum. Bugün burada yapacağım kısa konuşma aynı zamanda bir veda konuşması olacaktır.

Rektörlük görevimin erken safhalarında Üniversitemizi tanıtmak amacıyla yayınladığım bir yazıdan alıntı yapmak istiyorum: “Rektörlük teklifi alıp da yeni kurulan üniversitelerden birini seçmem gerektiği söylendiğinde hiç tereddüt etmeden Artvin’i tercih ettim. Bu şehre gelmeden önce Artvin’i, görsel medyada yayınlanan; dağları, kanyonları ve bilhassa şenliklerin düzenlendiği yaylaları içeren muhteşem doğası ile tanımıştım. Bende Artvin’in oldukça olumlu bir imajı vardı. Kültürü, eğitimli nüfusu, muhteşem coğrafyası Artvin’i farklı kılan özelliklerden sadece birkaçıydı.

Bu küçük şehirde şöyle bir üniversite hayalim vardı: Şehrin içinde yer alan Üniversite Kampüsünde öğrenciler ve şehir sakinleri birlikte konferanslara/seminerlere katılıyorlar;  kafeteryada birlikte sohbet ediyorlar; Çoruh kıyısında birlikte yürüyorlar. üniversite kütüphanesi tüm şehre açık; Şehir sakinleri misafirleri olarak kabul ettikleri öğrencilerimize kültürel zenginliklerini sunarken, onların yerel kültürleriyle etkileşime girerek kültürlerini daha da zenginleştiriyorlar. Üniversitenin ne nizamiye adıyla anılan kapıları, ne de bu kapılarda kimlik soran güvenlik görevlileri var”.

Bu hayalin ne kadarı gerçekleşmiş, ne kadarı gerçekleşememiş bilemiyorum. Bildiğim bir şey varsa o da “üniversite” fenomenini Artvin’de her kurumun ve her bireyin kabul etmesini sağladığımızdır. Artık Artvin bugün itibariyle 8000’e varan öğrencisiyle, 170’i öğretim üyesi olmak üzere toplam 500’ü aşan akademik kadrosuyla küçük bir üniversite şehridir.

Diğer taraftan ciddi bir eğitim-öğretim ve araştırma alt-yapısı gerçekleştirdik. Yerleşkelerimizde öğrenci ve öğretim kadromuzun çalışma ve dinlenme imkânlarını geliştirdik.

Burada bir parantez açmam gerekiyor. Başta Seyitler yerleşkesindeki vadi düzenlemesinin projelendirilmesi ve uygulanmasına, Merkezi kütüphane projemize, misafirhanemize, senato salonumuza, içinde bulunduğumuz kongre ve kültür merkezinin iç dekorasyonuna, hatta bahçe ve ofis mobilyalarının seçimine kadar bu çalışmalarımıza önemli katkılar yapan, onların gerçekleşmesini sağlayan, yapılarımıza estetik kazandıran Öğretim Görevlisi Sayın Özbek Acara teşekkür ediyorum. Onun bu üniversiteye yaptıkları unutulmayacaktır.

Ayrıca başta peyzaj projelerimizi çizip uygulama aşamalarını da gözeten Peyzaj Mimarlığı öğretim kadrosuna ve özellikle Yasin Kültigin Yaman’a teşekkür ediyorum.

Değerli konuklar, Artvin halkından gördüğümüz sıcak ilgi ve sevgiyi Artvin’in kurumlarından da gördüğümüzü burada söylemeği çok isterdim. Üniversitenin yerleşke planlarının karşısına Karayolları şefliği çıktığında, Üniversitenin talip olduğu bir alana diğer kurumlar talip olduğunda kentin yönetici elitinin bunu ayıplamasını beklerdim. Temcit pilavı gibi sürekli gündeme getirdiğimiz ana yerleşke ulaşım sorunlarının dikkate alınmasını dilerdim, Üniversitede gerçekleştirilen kongre, sempozyum, çalıştay, sergi, açılış ve mezuniyet törenleri, akademik teşvik ve ödül törenlerine davet edildiklerinde nazlanmadan katılmalarını beklerdim.

Değerli mezunlar, Kıymetli Davetliler, üniversiteleri nesillere ayırmak son yılların modası olmuştur. 1. Nesil, 2. Nesil, 3. Nesil üniversiteler gibi. Ben burada ayrıntısına girmeden iki farklı üniversite anlayışından söz edeceğim. Birincisi ve aynı zamanda eski yaklaşım olan von Humboldt tipi üniversite yaklaşımı yükseköğretimi bir elit öğretimi kabul eder. Onu herkesin hakkı olarak değil, yalnızca seçilmiş insanların hakkı olarak görür. Bu anlayış maalesef günümüzde zayıflasa da hala mevcuttur. ikincisi ise yükseköğretimi istihdama ve ihtiyaca bakmaksızın herkes için bir hak sayan ve yakın zamanlarda ülkemizde de uygulama imkanı bulan yaklaşımdır. Bugün bütün dünyada yükseköğretim kitleselleşmektedir.. Ülkemizde de 2006 ve sonrasında kurulan devlet ve vakıf üniversiteleri ile toplam üniversite sayımız 200’e yaklaşmış durumda. Bu üniversitelerimizde toplam 6,5 milyonun üzerinde öğrenci öğrenim görmektedir. Bu muazzam gelişmenin olumlu sonuçlarını gelecekte orta ve uzun vadede göreceğimizi umuyorum.

Yükseköğretimin kitleselleşmesine karşı en yaygın eleştiri yükseköğretim görmüş genç işsizliğindeki yüksek oran ve artıştır. Bu durum gerçekten önemlidir. Ancak eski bir alışkanlığımız bugün de sürmektedir. Her mezun devletin kapısını zorlayarak iş imkânı aramakta, kendisi üretici olmayı denememektedir. Hâlbuki girişimcilik kültürümüzün gelişmesiyle, mezunlarımızın kurduğu işlerle bir taraftan ülkemiz kalkınırken, diğer taraftan tüm Orta-Doğu ve Kafkaslardaki temel sorunlar çözülebilir, hatta Afrika’nın dertlerine çare olunabilir.

Üniversitelerimizde tıp, mühendislik, öğretmenlik gibi bir mesleğe yönelik öğretim yapan ve istihdamı dikkate alınarak açılması gereken programlar olduğu gibi, felsefe, sosyoloji, antrepoloji, ilahiyat, dil eğitimleri gibi toplumun genel kültür düzeyini yükseltecek ve istihdamı dikkate alınmadan açılabilecek kültür eğitimi yapan programları da mevcuttur ve olmalıdır.

Gene de yükseköğretimin mahiyetini herkesin kavramasını beklememek lazım. Pek çok insan ancak sonuçlarını gördüğü zaman bunu anlayacaktır. Sonuçların açıkça ortaya çıkması için ise uzunca bir zamana ihtiyaç vardır.

Değerli mezunlar, bugün burada mezuniyetinizi kutlamak üzere toplanmış bulunuyoruz. Üniversite öğrenimi sizi bir meslek sahibi yapmıştır. Bu mesleğinizi ülkemizde icra edebileceğiniz gibi, Bölgemizde veya dünyanın herhangi bir yerinde de icra edebilirsiniz. Bunun için biraz cesarete ve biraz da yabancı dil bilmeye ihtiyacınız olacak.

Ancak çok iyi biliyorsunuz ki mezun olmak eğitim ve öğretimin sona ermesi demek değildir. Burada elde ettiğiniz bilgiler kısa bir süre içinde eskiyip demode olacak. Ancak elde ettiğiniz bilimsel anlayış, yöntem ve kültür, ihtiyacınız olan yeni bilgileri kısa sürede elde etmenizi ve hayatın dinamizmine ayak uydurmanızı sağlayacaktır. Bu konuda Avrupa Birliğinin Hayat boyu Öğrenme Programı (LLP), size yardımcı olabilir. Ayrıca şunu da çok kereler ifade ettim. Bu son olsun: Eğitim etkinliği ve verimliliği artırır. Bu etkinlik ve verimliliği insanlığın hayrına da kullanabilirsiniz, yıkımına da kullanabilirsiniz. Onun için eğitimi ahlakla birlikte almak zorundayız. İşte o zaman dünya çok daha yaşanılır bir mekan olacaktır.

Değerli öğrenciler, geçen yılki mezuniyet konuşmamda, yaptıklarıyla tüm insanların hayatını kolaylaştırmayı başarmış biri olan Steve Jobs’ın 2011 yılı Stanford Üniversitesinin mezuniyet törenindeki konuşmasından uzun bir alıntı yapmıştım. Bunu burada tekrarlamak istemiyorum, ancak sizlerin tamamından mahrum olmanıza da gönlüm razı olmadı. Size kısa bir alıntı yaparak konuşmamı bitireyim.

Steve Jobs diyor ki “Zamanınız kısıtlı, bu yüzden başkalarının hayatını yaşayarak onu harcamayın. Başkalarının düşüncelerinin sonuçlarıyla yaşama dogmasına takılıp kalmayın. Başka insanların fikirlerinin gürültüsünün kendi kalbinizin sesini duymanızı engellemesine izin vermeyin. Ve en önemlisi kalbinizin ve sezgilerinizin yolundan gidecek cesarete sahip olun. Kalbiniz ve sezgileriniz ne yapmak istediğinizi bilirler. Bunun dışındaki her şey ikinci planda”.

Değerli öğrenciler bundan sonraki hayatınızda başarılar ve mutluluklar diliyor, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum” ifadelerini kullandı.

İsmail Sancar Veliler Adına Bir Konuşma Yaptı

Törende mezun olan öğrenciler adına AÇÜ Peyzaj Mimarlığı Bölümünden birincilikle mezun olan Azibe Ayık bir konuşma yaparken veliler adına İsmail Sancar bir konuşma yaptı.

Sancar yaptığı konuşmada Bugün burada ortak bir sevinci paylaşmak için toplanmış bulunuyoruz. Öğrencilerimiz yüksek öğrenimlerini tamamlamanın mutluluğunu yaşarken biz veliler olarak gençlerimizle gurur duyuyoruz.

Sevgili Öğrenciler, 4 yıl önce Türkiye’mizin değişik bölge ve illerinden göğe komşu olan topraklardaki Artvin Çoruh Üniversitesine geldiğinizde, değişik duygular içerisindeydiniz. Eminim ki bugün de farklı duygular taşıyorsunuz. Üniversitemizin çatısı altında, Eğitildiniz, öğretildiniz bilgi ve erdemle donatıldınız. Sizler, bu gün ve bundan sonra, ülkenin kalkınması için başarılara imza atacaksınız. Bizler, öğrenciliğiniz boyunca olduğu gibi, mezun olduktan sonra da her zaman yanınızda olacağız” dedi.

Konuşmaların ardından Rektör Duman misafir Üniversitelerin Rektörlerine teşekkür plaketi takdim etti. Programın devamında Artvin Çoruh Üniversitesi’nin değişik fakülte ve bölümlerinden dereceyle mezun olan öğrencilere plaket ve belgeleri verildi.

Tören öğrencilerin kep atma merasimiyle sona erdi. Tören sonrası sergi salonunda açılan yıl sonu sergisi de gezildi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yerli Malı Yurdun Malı Herkes Bunu Tanıtmalı